Download Niyazi BERKES - Türkiye İktisat Tarihi Cilt 1 [MGB 00017] PDF

TitleNiyazi BERKES - Türkiye İktisat Tarihi Cilt 1 [MGB 00017]
File Size37.9 MB
Total Pages183
Document Text Contents
Page 91

letleri ise ne o, ne öteki. Bunlar sözde ortodoks. Bir
parçası Rum, bi r parçası Slav. Ama Ortodokslukları da
şüpheli. Balkanlardaki bu halklar, Bizans devletinin ve
kilisesinin sömürücülüğü karşısında Türklerin gelişine
karşı gelmemiş gözüküyor. Bir kısmı Ortodoks gibi gö­
rünüyorsa da gerçekte hem Bizans, hem Roma kilisesine
düşman olan heretiklerdi. Bir çoğu aslında gizlice Mani-
hei inançlar taşırlardı . Balkanlarda bunların bir kısmı­
na o zaman Bogomü'ler deniyordu. Hele bunlar hemen
müslümanlığa geçtiler.

Avrupalı katolikler doktrin kavgası yüzünden Rum­
lardan (*) nefret ettikleri halde, Haçlı seferleri boyunca
Katolik ve Rumlar arası nefreti ar t ı rdıkları halde, şimdi
birdenbire ortodoks hıristiyan âşıkı kesilmişlerdi.

Soru 55 : Kullar gerçekten tam müslüman mı idi?

Bunların tam anlamiyle müslüman oldukları da şüp­
helidir. Bilirsiniz İslâmlıkta, vaftiz ederek bi r in i ihtida
ettirmek diye bir şey yoktur. Bir kişi, ne milletten, ne
dinden olursa olsun Osmanlı oldu mu dâva biter, zorla
veya merasimlerle onu müslüman yapmağa lüzum yok­
tur. Bundan ötürü devşirme ve kulluğun kalktığı sonra-

(*) R û m , Grek veya Hellen demek deği ldir . Doğu Romal ı ­
lar için ku l l an ı l an Romaoi s ö z c ü ğ ü n ü n Arap l a r ı n ağz ında a ldığı
b i ç imd i r . T ü r k l e r d e n ve O s m a n l ı l a r d a n çok ö n c e Araplar b u te­
r i m i ku l l an ıyo r l a rd ı ve bize onlardan geçmed i r . Say ın Dr. Sü­
heyl Ünver , Rum'un Grek veya Hellen demek o l d u ğ u n u sanarak
b u g ü n k ü Rumeli sözcüğünü düze l tmemiz i , onun yerine Romcl i
dememizi t ek l i f ediyor. Sanki u yerine o koymakla b i r fark m ı
edecek? Celâleddin-i Rûmî ' ye de bundan sonra R o m î m i diyece­
ğiz? Eksik b i lg i ve yersiz hassasiyetler y ü z ü n d e n , ak l ı b a ş ı n d a
k iş i le r imiz in bile böy le l üzumsuz , h a t t â biraz da k o m i k f i k i r l e r
y ü r ü t m e s i a c ınacak şey.

Page 92

ki dönemlerde bile, hat tâ doğrudan doğruya Avrupa'dan
gelip Osmanlı hizmetine giren bi r kimse, âdeta kendili­
ğinden müslüman veya o zamanki Avrupalı tâbirle
«Türk» olurdu.

Bu devşirilmiş gençler tam anlamiyle müslüman olu­
yorlar mıydı?

Bir kişinin müslümanhğı neleri kapsar? Böyle bir
soru bize tuhaf gelirse de, İslâmlığın Hıristiyanlıktan ay­
rı olduğu bazı yanlarını hat ır larsak, bunun önemini an­
lar ve soruyu o kadar anlamsız bulmayız. Tabiî bura­
da söyliyeceklerim modern dünya öncesindeki Hıristi­
yanlık ve Müslümanlık içindir. En büyük fark, Hıristiyan­
lığın bir kilise dini, Müslümanlığın bir hukuk dini olma­
sındadır. Her Hıristiyan bir kilise üyesidir; fakat her
Müslüman böyle bir kurulun üyesi değildir. İçinde yaşa­
dığı toplum ve devlet İslâm hukukunu uyguluyorsa, hal­
kı İslâm ibadet kurallarına göre yaşıyorsa, kişi bunlara
uyduğu ölçüde Müslümandır. Demek ki Müslüman ol­
mak âdet, hukuk ve ahlâk gibi üç alanı kapsar.

Fakat İslâm hukuku bir kilise hukuku olmadığı gi­
bi bir devlet hukuku da değildir. Özel hukuk, kişi huku­
kudur. Böyle bir hukuk olarak Osmanlıların benimsedi­
ği Hanefî hukuku Bizans hukukundan ya da Roma Ki l i ­
sesi Hukukundan aşağı bir hukuk değildi. Belki bazı nok­
talarda bunlara üstündü. Örneğin, özel hukukla devlet
hukukunun çarpışması ihtimali olan yerlerde (özellikle
toprak hukukunda) bir devlet için elverişli bir hukuk­
lu . İslâm - Türk tarihinde kilisc-devlet savaşı olmamış­
tır.

Âdet ve ahlâk olarak Müslümanlıkta, kul yetiştirecek
bir devlete ve padişaha çok elverişli yanlar vardı. Kişi­
yi mutlak olarak kiliseye ve rahibe değil, devlete ve hü­
kümdara bağlar. Rahibin hükmett iği vicdanı kiliseye de­
ğil, zenaat ve san'at yolu ile Sufî tarikatinc açar. Şehir

92

Page 183

1

12.5 lira

Kanada, McGil l üniversi tesi Graduate
Studies and Research Fakültesi öğret im
üyelerinden Prof. Niyazi Berkes, «100
Soruda Türkiye İktisat Tar ih i»nin bi­
r inci c i ld in i ik inci baskıya hazır larken
baştan başa gözden geçirmiş, hemen
hemen her sayfa üzerinde yeniden ça­
lışmış, b i rçok soruya yeni i lâveler yap­
mıştır. Böylece, 1. baskısında 140 say­
fa olan kitap, 2. baskısında 174 sayfa
olmuştur.

«Sayın Profesör Niyazi Berkes' in iki
ci l t l ik 'Türkiye İktisat Tar ih i ' , '100 So­
ruda' dizisinde yayınlanan belki en i lgi
çek ic i , en düşündürücü eserdir.» (Ner-
min Menemencioğlu, Yeni Ufuklar,
Ocak 1971)

«Osmanlı sosyal yapısı iç indeki devlet
ve halk sınıflarını der inlemesine tahli l
eden Prof. Berkes, Avcıoğlu 'nun 'Dü­
zenin artık kapital izme geçmeğe hazır
o lduğu ' görüşüne de aynı kesinl ikle
karşı çıkıyor. Berkes'e göre, Osmanlı
düzeni kapital izmin gel işmesine deği l
'Doğmadan öldürülmesine' yol açacak
karmaşık ve soyut bir mekanizmaya da
sahipt i . Bu düzen hiç bir şeye geçe­
mez, ancak çökebil irdi.» (Ali Gevgi l i l i ,
Mil l iyet, 2 Ağustos 1969)

«Prof. Niyazi Berkes, Türkiye İktisat Ta-
rihi 'nin ilk bölümü olarak tasarladığı
bu kitapta Osmanlı düzeninin temel ya­
pısını incelemektedir. Kitap, bu ö lçü­
den, yavan bir tarih derlemesi olmak­
tan çıkmış ve seçkin bir sosyo-pol i t ik
araştırma nitel iği kazanmıştır. Osmanlı
düzeninin şimdiye değin üstünkörü ge­
çişt i r i lmiş, ya da hiç söz konusu edi l ­
memiş yanlarına bi l imsel bir açıkl ık
kazandırdığı için Prof. Berkes' i kutla­
mak gerekir.» (Hilmi Yavuz, Cumhu­
riyet, 23 Kasım 1969)

Similer Documents