Download Tarihte Akıl -Hegel PDF

TitleTarihte Akıl -Hegel
File Size745.2 KB
Total Pages191
Document Text Contents
Page 95

FELSEFİ DÜNYA-TARİHİ 95

bir lafa canlı gerçeklikte yer yoktur. Kişi eylemde bulunacak­
sa. yalnızca iyiliği amaçlamamalı. fakat hangi şeyin iyi oklu­
ğunu bilmelidir. Özel yaşamın alışılmış durumları için hangi
şeyin iyi ya da kötü, haklı ya da haksız olduğu bir devletin
yasa ve törelerinde belirtilmiştir. Bunu öğrenmek güç değil­
dir.

Öyleyse bireylerin değeri, halkın tinine uygun olmaların­
da, onu temsil etmelerinde, toplu yaşamdaki işlerin "standı"
içinde yer almalarında ortaya çıkar. Bu standlara bölünmenin
kast tarzında olmaması, kişinin kararına bağlı olması devlet
içindeki özgürlüğün koşuludur. Bu durumda bireyin ahlakı
ait olduğu standın ödevlerini yerine getirmesindedir: bunları
da bilmek kolaydır, çünkü stand onları belirler. Bu ilişkilerin
tözsel yanı us olarak bilinir: ödev denildiğinde söylenmek is­
tenen de budur. Ödevin ne olduğunu incelemek gereksiz bir
kılı kırk yarma olurdu: ahlaksal konuları güç birşey olarak
görme eğiliminin altında ödevleri savsaklama özlemi yatar.
Herkesin bir standı vardır, herkes haklı dürüst davranışın han­
gisi olduğunu bilir. Alışılmış özel ilişkilerde haklıyı ve iyiyi
ayırdetmenin güç olduğu söyleniyorsa, bu konuda güçlük çı­
karıp titizlenmenin seçkin bir ahlak olduğu söyleniyorsa, bu­
nu, daha çok bilinmesi hiç de zor olmayan ödevlerden kaç­
maya çalışan kötü niyet örneği olarak anlamak gerekir. Ya da
hiç değilse parmağını kolay kolay kıpırdatmayan, bunun dı­
şında kendi kendisiyle yetinip, ahlaktan haz alan düşünce ay­
laklığı vardır arkasında. Ahlakın belirlediği bir ilişkinin doğa­
sında tözsellik, ödev duygusu vardır. Çocukların anababaları-
na karşı ilişkisinin doğasında da bu ilişkiye uygun davranma
ödevi yatar. Ya da tüzel ilişkiyi alalım: birisine para borcum
varsa tüze açısından parayı geri vermem gerekir. Burada bir
zorluk yok. Ödevin temelini vatandaş olarak yaşama oluştu­
rur: bireylere meslekleri gösterilmiştir, bunun gibi ödevleri
gösterilmiştir: ahlak da bunlara uygun davranmaktadır.

Page 96

96 TARİHTE AKIL

Her iki ucun birleşmesi, yani genel idenin dolaysız ger­
çekliğe dönüşmesi ve tikelliğin genel doğruya yükselmesi, il­
kin bu yanların birbirine karşı kayıtsızlık içinde ayrı kalmaları
varsayımına göre olur. Eylemde bulunanlar etkinliklerinde ti­
kel amaçlar, özel ilgiler ardındadır, ama aynı zaman bilirler ve
düşünürler. Bu nedenle ereklerinin içeriğine hak, iyi ödev vb.
ilgili genel, özlü belirlenimler sinmiştir. Çünkü salt isteğe, ya­
ban ve ham isteyişe dünya-tarihi tiyatrosunda yer yoktur. Erek
ve eylemler için aynı zamanda yönergeler içeren bu genel
belirlenimler, belirli bir içerik taşırlar. Her birey bulunduğu
gelişim basamağına göre kendi halkının çocuğudur. Kimse
halkının tinine basıp geçemez, yeryüzüne basıp geçemeye­
ceği gibi. Yer ağırlık merkezidir: bir cismin kendi merkezin­
den ayrıldığı tasarlanırsa, bu ancak havada toz olup gitmesi
biçiminde olur. Aynı şey birey içinde söylenebilir. Ama
onun töze uygunluğu kendindendir: halkın kolladığı istenci
bilinç ışığına getirmeli, konuşturmalıdır. Birey kendi içeriğini
kendisi yaratmaz, yalnızca kendindeki tözsel içeriği kullanır.
Herkesin törelliğin bütününü koruyacak biçimde yararlandığı
bu genelin karşısında, büyük tarihte söz sahibi olan, ama tö­
rel sorunları da birlikte getirmekten uzak olmayan ikinci bir
genel yer alır. Daha önce idenin ilerleyişinden söz ederken
bu ikinci genelin nerede ortaya çıktığına değinilmiştir. Bu tür­
lü genellik, törel topluluk içinde yer alamaz, çünkü orada
kendi belirli genelinin karşısında tikel varlık ahlaksızlık, yalan
dolan vb. olarak kendini gösterir, ancak bu ezilmeye mah­
kûmdur. Buna karşılık törel bir topluluk sınırlanmış oldu­
ğu ölçüde, kendi üstünde yer alan daha yüksekteki bir ge­
nele sahiptir: bu genel onu kıracaktır. Bir oluşumdan öteki­
ne geçiş de aslında daha önce yer alan genelin onu özel
birşeye dönüştüren düşünme yoluyla kaldırılmasıdır. Sonra
gelen daha yüksekteki genel, önceki türün yakın cinsi ola­
rak, daha geçerlik kazanmamıştır, içerde vardır: bu da varolan

Page 190

190 TARİHTE AKIL

hede birleşme gereksinimine boyun eğdi. Abbé Lamennais* güzel

konuşmalarıyla gerçek anlamda bir dinin ölçütleri olarak genel, bu
anlamda katolik ve çok eski olması gerektiğini kabul ettirdi. Fran­
sa'da Congrégation** bu tür iddiaların başka zamanlarda sık sık oldu­
ğu gibi vâiz tiradları ve otoriteye destek olarak kullanılmaması için
canla başla çalıştı. Büyük bir yaygınlığa kavuşmuş olan Buddha dini,
tanrılaşmış bir insanın dini olarak özellikle dikkati kendisine çekti.
Hindli Trimurti, içeriği açısından Çinli üçleme soyutlamasına göre

çok daha aydınlıktı. Bay Abel Rémussat*** ve Bay Saint Martin****,
Çin ve sonra bundan yola çıkarak Moğol, olabildiğince de Tibet kay­
nakları üzerinde çok değerli araştırmalar yaptılar. Baron von
Eckstein*****, kendi tarzında, yani yüzeysel olarak Fr. von Schle-
gel'den aktarılmış doğa felsefesi tasarımlarıyla, (yine de Fransa'da
kimsenin tanımadığı Fr. von Schlegel'den daha iyi olarak) gazetesi
"Le Catholique"de, bilinen ilkel katolikliğe öncelik verdi. Hüküme­
tin de desteğiyle, özellikle Congrégation'un entellektüel kanadının
doğuya yolculuklar düzenlemesini sağladı. En eskiye giden öğreti­
ler, özellikle Budizm'in eski tarihi ve kaynaklan üzerine yeni aydınla­
tıcı bilgiler edinmek umuduyla henüz ortaya çıkarılmamış gömütleri
bulmaya yöneldi. Amaç katolikliği bu dolaşık, ama bilginler için il­
ginç yoldan daha da ileriye götürmekti.

*) Lamennais, 1782-1854, Fransa'da Katolik demokrasinin önderi,
"L'Avenir" dergisinin yayımcısı (1830-32)

**) Söylemek istenen, papa XV. Gregor tarafından 21 Haziran
1622'de kumlan Congregatio de propaganda fide'dir, alışıl­
mış olarak yalnızca propaganda denir.

***) Rémusat, Jean Pierre Abel, 1788-1832, Collège de France’de Si­
noloji Profesörü.

**”) Saint-Martin, Marquies de, 1743-1803, teosof; "L'homme de
désir" (İstek İnsanı) 1790, "De l'esprit des choses" ("Nesnelerin
Tini Üzerine") 1800.

*****) Eckstein, Ferdinand Baron von, 1790-1861, Restauration ve Ult-
ramontanizmin parti yandaşı, 1830'a değin Fransız dışişleri ba­
kanlığının tarih yazıcısı.

Similer Documents